HAYAL KURMAK

Hayal kurmak, çocukken çokça sahip olduğumuz, büyüdükçe unuttuğumuz ama bence her zaman bizimle olması gereken en değerli yetimiz. Realist olmak önemsenmeye başladıkça, hayal kurmaktan, yaratıcılıktan, gerçeğin dışına çıkmaktan korkar olduk. Her zaman ayakları yere tam basan bireyler olmaya başladık, hatta hayal kurarken bile. Oysa hayal kurmak, içinde bulunduğumuz anın ötesine geçmek, hayat ile düş arasında mesafe açmak, olduğumuz ile olmak istediğimiz arasında bir yol oluşturmak demekti. Şimdi, hayallerimizi bile gerçeğe uygun hale getirip, koşullarımızın, zamanımızın, paramızın izin verdiği sınırlar dahilinde inşa ediyoruz hayallerimizi.

Şuan gerçek olan şeylerin, bir zaman hayal olduğunu ve eğer geçmişte hayal edilip, düşünülmemiş olsaydı şuan var olmayacağını unutarak, salt gerçeklik peşinde koşuyoruz. Kullandığımız eşyalardan, okuduğumuz kitaplara, yaptığımız işlere kadar her şey aslında bir önceki anda tasarlanmış bir düştü ve sonra gerçeklik haline geldi. Hayal kurmak, gerçeklikten kopmak yada olmayacak şeyler aleminde gezmek demek değildir. Yarının provası, hedeflere açılan bir kapıdır. Ben bu sebeple hayal kurmayı çok önemsiyorum. Olduğum yere baktığım zaman, gerçekleştirdiğim her şeyin bir zamanlar hayalim olan şeyler olduğunu görüyorum. Ve her şeyin hayal kurmakla başladığına inanıyorum. Daha sonraki yazılarımda, “dream builder coaching” denilen, bilinçli hayal kurma, hayale giden yola çıkma ve adım adım o yolun sonuna varma programı hakkında öğrendiklerimi paylaşacağım.
Hayallerinizin gerçeğiniz olduğu mutlu günler…

Özlem Taşdemir